PKK, Yezidiler ve Şengal

Sosyal Medya'da Paylaşabilirsiniz...

Reina katilinin 17 gün sonra sağ yakalanması, hiç şüphesiz Türkiye istihbaratının son yıllardaki en büyük başarılarından birisidir. Bunda, dâhildeki Gladio legosunun son parçası olan FETO kurtlarının temizlenmesi etkili olmuştur. Çünkü bu katil, İŞİD, PKK ve BATI işbirliğini ortaya çıkarması bakımından emsalsiz bir numunedir.

IŞİD, Irak’ın 2003 yılı sonrasında siyasi sahipsizlik, siyaset dışına itilme ve suçlanma duygusu yaşayan Sünniler arasında İslam’ın (!) diriltilmesi anlamına gelirken; aynı zamanda Ortadoğu denkleminde Taliban gibi yükseltilen bu yeni gücün, kısa sürede Suriye ve Irak’ın sınırlarını birleştirmesi ve özellikle 10 Haziran 2014’te Irak’ın can damarlarından Musul’u ve diğer Sünni bölgelerini ele geçirmesi, dünyada tüm gözlerin bir anda Suriye, Ukrayna ve Filistin’den bu bölgeye çevrilmesine neden oldu.

IŞİD’in özellikle Yezidilere saldırması onları Papa’nın ve BM’nin gündemine oturtmuştur.

Ancak IŞİD’in geçen yıl bölgeden çıkarılması ve Musul operasyonunun yeniden başlaması ve IŞİD’in önemli ölçüde bölgeden çıkarılması üzerine Bölge için yeni bir tehdit süreci başlamıştır: Şengal’e yerleşen ve Yezidilerle iç içe geçen PKK.

Yezidiler, Kürtlerin Müslüman olmayan Batıya en yakın laik kesimi oldukları için özellikle PKK ve Batı tarafından özel himaye görmektedir. Öcalan’ın da bu konuda özel talimatı bulunmaktadır.

PKK, Yezidilier ve Şengal konusunda aşağıdaki maddeleri dikkatinize arz ederim.

  1. Yezidilerden PKK başta Yunanistan Lavriyon kampı sorumlusu olmak üzere üst düzey çok sayıda üst düzey PKK’lı bulunmaktadır.
  2. Yezidiler, ABD’nin Irak’ı işgalinde Conilere tercümanlık yaptıkları gibi Saddam Hüseyin tarafından da Şiilere karşı işkenceci olarak kullanılmışlardır. Memur Yezidilerin çoğu da bu nedenlerle zalim güvenlik görevlisi olarak çalıştıkları için olsa gerek, Araplar IŞİD geldiğinde onlara karşı intikam içerisine girmişlerdir.
  3. Şengal, Suriye ve Irak arasında PKK’ya çok büyük stratejik üstünlük sağlamaktadır. Şu anda orada PKK’nin 9 askeri ve siyasi eğitim kampı bulunmaktadır.
  4. Yaklaşık 400 000 insanın yaşadığı bir bölge olduğu için Türkiye’nin oraya müdahalesi çok zordur. Yani Kandil gibi dağlık ve İran bölgesi de olmadığı için burayı havadan bombalamak ciddi sorunlar beraberinde getirecektir.
  5. Xanasor ve Hanekin gibi ortalama 5000 evin ve 35 000 kişinin yaşadığı yerlerde idare şu anda PKK’nin elinde bulunmaktadır. PKK burada da kadın ve gençlik örgütlemeleri yapmıştır.
  6. PKK, Erbil-Ankara ve Bağdat için ortak tehdit olarak görülmektedir. Ve Barzani-Ankara işbirliği hayati önemdedir.

Özetle net olarak görebildiğim kadarıyla yeni bir kanlı dil yani Kandil daha bizi beklemektedir. Ancak Türkiye, Batı yerine bölgesel ve yerel dinamiklerle, Yezidiler dâhil, işbirliği ile hareket etmelidir.  Çünkü PKK’nın hâkimiyetinden çok ciddi rahatsızlık duyan önemli bir Yezidi kitlesi bulunmaktadır ki, kendileriyle yaptığım görüşmede bana şöyle dediler: Bizi IŞİD’in elinden kısmen de olsa kurtardılar ama evimize yerleşip bize hâkim oldular. İnsan kurtardığına bunu yapar mı? Buradan gitmelerini istiyoruz. (Xanasorlu Süleyman)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir